OTS - Online Turizm Stratejileri

Web Girişim olarak Turizm sektöründeki devrimi firmaların daha sağlıklı yönetebilmesi, online olarak işlerini daha verimli yürütmeleri ve farklı kanallar ile müşterilerine ulaşmaları için neler yapabileceklerini göstermek için OTS ile dağarcığımızı paylaşıma açtık…

Advertisement

Bundan 3 yıl önce -Kasım 2006- 2010 Avrupa Kültür Başkenti’nin İstanbul olmasına karar verildi. Üzerinden 31 ay geçti ve 2010 için İstanbul’un nasıl tanıtılacağı konusunda sağlıklı bir strateji belirlenmiş değil, hatta halen bu işi kimin üstlendiği konusunda bir çok söylenti almış yürüyor…

Konuya başlarken önce soralım Avrupa Kültür Başkenti nedir?
“1985 yılından beri Avrupa Birliği tarafından seçilen bir şehri kendini tanıtması ve kültürel gelişiminin hızlandırmasını hedefleyen bir organizasyon” (Wikipedia)

Yani burada iki hedef var;

  • Kültürel gelişmeyi hızlandırmak
  • Şehri tanıtmak

ÖrneğinLiverpool ‘08 yada Vilnius ‘09 sitelerini ziyaret ettiğinizde gördüğünüz gibi bir taraftan kültürel projeler hayata geçerken özel etkinliklerle de şehrin tanıtımı üzerine yoğunlaşılıyor.

Tabi ki İstanbul’un halen 7 ayı(!) olduğu için sitenin bu şekilde dolu olmasını beklemiyoruz. Ama sitede vurgu yapılması gereken nokta “proje hazırlanması” veya herkesin 2010 Istanbul Avrupa Kültür Başkenti projesini benimsemesi için ziyaretçileri motive etmesi lazım ki gerçekten verimli bir 2010 geçirelim. Devamında da etkinlikleri site üzerinden duyurabilmek çok büyük önem taşıyacak…

İstanbul’un tanıtılması için istanbul2010.org‘u da bir proje olarak ele alıyorum

ve önce eleştiriyorum;

  • Site içeriği sanki üst kademelerdekilerin hoşuna gitsin diye onların içerikleriyle doldurulmuş(Bu ne tanıtım yapılan kişiyi, ne de kültürel proje geliştirecek kişiyi motive ediyor)
  • Site oldukça yavaş, istenilene kolay ulaşılamıyor.
  • Virtual Library bölümünün içeriği tamamen Türkçe
  • Sarayların videoları değişmiş güzel olmuş ama çözünürlük çok düşük(ki Istanbul Saraylardan çok daha fazlasını da barındırıyor)
  • Yurtdışından aldığım bir kaç geribildirimde siteden hiçbir şey anlamadıkları yönündeydi ki ben de detayları anlayabilmek için hep farklı kaynakları kullandım

Sonra öneriyorum;

  • Sitenin iki farklı yüzünün olması lazım;
    Türkçesi proje üretmeye teşvik etmeli ve vatandaşları bu konuda bilgilendirmeli,
    İngilizcesi İstanbul’un tanıtımına odaklanmalı ve farklı modüllerle ziyaretçileri kalıcı hale getirmeli
  • Istanbul2010.org altında yada farklı bir domain altında Istanbul’a özgü seyahat portalı kurulmalı
  • AKB Ajansı sosyal medya faaliyetlerini de üstlenmeli ve Facebook, Twitter belki Tripadvisor vb. kanallar ile potansiyel turistleri bulunduğu yerde karşılamalı
  • Gerekiyorsa Expedia, Lastminute vb. sitelerle ortak çalışma yürütülmeli
  • Duyurular kısmı oldukça güncel tutulmalı bunun yanında kurumsal bir blog tutularak takipçiler ile etkileşim sürdürülmeli
  • SEM ve özellikle de SEO üzerine eğilinmeli
  • PR 2.0 kavramı tüm site sorumluları tarafından benimsenmeli ve ona göre “Avrupa Kültür Başkenti Nedir?” sorusunun cevabı olarak “1985′te Yunan Kültür Bakanı’nın ortaya attığı bir fikirdir.” verilmemeli.
  • Özel bir download bölümü oluşturularak farklı bannerlar ve videolar herkesin paylaşabileceği halde sunulmalı(Bu konuda Logo prosedürleri var ama bir şekilde aşılabilir)
  • istanbul.com gibi örnek sitelerle ortak çalışmalar yürütülmeli.
  • Commercial videoların yanı sıra Youtube, Metacafe, Facebook gibi sitelerde üyelerin zevkle paylaşılabileceği videolar hazırlanmalı
  • Youtube’da kanal açılmalı(ek olarak gerekirse istanbul2010.tv gibi bir kanal kurulabilir)
  • Etkinlik araması için sitedeki gibi gelişmiş(!) arayüzler değil ziyaretçilerin alışık olduğu altyapılar kullanılmalı
  • Türkçe site içerisinde bir fikir havuzu oluşturulmalı ve bu sayede hem ziyaretçilerin fikirleri alınır hem de gönüllüler arttırılır.

İstanbul’un eline geçmiş bu fırsat en iyi şekilde değerlendirilmeli ve kültürel gelişmeler hızlanırken İstanbul gelen turist sayısını katlamalı. Bunu sağlamak da başta AKB Ajansı’nın ve devamında tüm İstanbul sevenlerin görevi.

AKB’nin ve İBB’nin örnek alabileceği birkaç siteden de bahsedecek olursak;

Visitlondon.com: Yurtiçindeki tabiriyle Tanıtım Daire Başkanlığından destek alınarak hazırlanan site, Turist olarak Londra’da neler yapılabileceği konusunda fikir verirken, özellikle iş seyahatleri için oldukça güzel servisler sunan bir portal. (Kongre başkenti olmayı düşünen İstanbul için kesinlikle hayata geçirilmesi gereken bir proje)

Visittuscon.org: Arizona’nın en büyük ikinci şehri olan Tuscon’un bizzat kamunun üstlenerek hazırladığı bir seyahat portalı

Son öneri olarak da İstanbul sevenlerin toplanarak birlikte yazı yazacağı bir blog ağı kurularak diğer çalışmalarla kazanılacak geri dönüşün kat be kat fazlası kazanılabilir.

İstanbul sevenlere düşen görev ise Max Forlani, Charles Harper, Fréderike Geerdink‘inoldukça güzel yaptığı gibi blog tutmak veya hiç olmadı çektiğiniz fotoğrafları Özgür‘ün yaptığı gibi yorumsuz da olsa paylaşmaktır.

Sonuçta İstanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilmiş olması yukarıda bahsettiğim şekilde tanıtımı arttırmak için bir vesile, yoksa İstanbul hali hazırda zaten Dünya Başkenti değil mi?

İlgili yazılar:


Az da olsa değer kazandıysan arkadaşlarınla paylaş, onlar da kazansın :)
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • TwitThis
  • E-mail this story to a friend!
  • Technorati

Yorumlar

"Istanbul’dan Avrupa Kültür Başkenti olur mu?" yazısına halen yorum yapılmamış...

Peki siz ne düşünüyorsunuz?